Dayanıklılık SporlarıEgzersiz ve Kalp Sağlığı

Maratondan Önce ve Sonra Sol Ventrikül Miyokardiyal Strain ve Strain Oranları

European Journal of Applied Physiology - Nisan 2010

Giriş

Literatürde uzun süreli yorucu egzersizi takiben, global sol ventrikül (LV) performansında geçici değişiklikler bildirmiştir. Uzun süreli egzersizden sonra geçici bir “kardiyak yorgunluk” fikri, invaziv olmayan görüntülemedeki teknik gelişmelere paralel olarak büyük ölçüde önem kazanmıştır. Doku-Doppler ve 2B nokta tarama analizinden türetilen miyokardiyal strain ve strain oranı, uzunlamasına, radyal ve çevresel düzlemlerde LV miyokardiyal deformasyonu ve ayrıca rotasyon ile burulma değerlendirmesini daha da kolaylaştırdı. Bu gibi daha pahalı ve daha güvenilir teknikler, sonomikrometri ve manyetik rezonans görüntüleme (MRI) ile karşılaştırıldığında doğrulanmış ve klinik araştırmalarda kullanılmaya başlanmıştır.

Ultra dayanıklılık aktivitesinden sonra miyokardiyal strain görüntüleme, kalbin çoklu hareket düzlemlerinde LV strain ve strain oranlarının azaldığına dair kanıtlar üretmiştir. LV strain ve strain oranlarının azalması egzersiz sonrası “kardiyak yorgunluğunu” desteklerken, kardiyak miyositlerin çoklu katmanların farklı oryantasyona sahip olmasıyla ilgili konular henüz belirlenmemiştir. Spesifik olarak, 2B nokta tarama analizi, sadece ventriküler duvar segmentlerinin tüm kalınlığının deformasyon tepkisini modellemiştir. Bu bir potansiyel sınırlama problemlidir çünkü; kardiyak miyositlerin çoklu katmanları farklı oryantasyona sahiptir ve bu nedenle muhtemelen farklı deformasyon paternleri ve dolayısıyla benzersiz soyucu stress-kuvvet strain verileri sunar.

Uzun süreli egzersizden sonra sub-endokard ve sub-epikarddaki farklı kardiyak miyosit katmanlarının deformasyon özelliklerini anlamak, LV kasılma ve gevşemesinde gözlenen bazı değişiklikler hakkında daha fazla bilgi sağlayabilir. Ağırlıklı olarak sub-endokardiyumun uzunlamasına liflerinde egzersiz sonrası deformasyonda değişiklikler meydana gelirse, bu, uzun süreli egzersizden sonra yaygın olan erken diyastolik akıştaki değişiklikleri açıklamada önemli olabilir. Yakın zamana kadar, farklı duvar alanlarında (derinliklerinde) duvar hareketinin değerlendirilmesi, yalnızca MRI kullanılarak mümkündü. Bu analiz artık 2B alan taramasında analiz edilmek istenen son işlem bölgesi değiştirilerek ekokardiyografik taramalar ile gerçekleştirilebilir. Bu, sub-endokardiyal (ağırlıklı olarak uzunlamasına miyositler) ve/veya sub-epikardiyal (ağırlıklı olarak radyal veya oblik miyositlerle) duvar alanlarındaki deformasyon özelliklerinin değerlendirilmesini kolaylaştırır.

Nottin ve arkadaşları, dayanıklılık atletleri ve kontrol grubunda kesitsel olarak yaptıkları çalışmada sub-endokardiyal ve sub-epikardiyal rotasyon ve burulma olarak tanımlamalarına rağmen, bu yaklaşım uzun süreli egzersiz müsabakalarına uygulanmamıştır.

Miyokardiyal Strain

Ne Amaçlamışlar?

Okuyacak olduğunuz bu çalışmanın amacı, bir maratonun tamamlanmasından önce ve sonra LV duvarındaki sub-endokardiyal ile sub-epikardiyal katmanlardaki rotasyon, rotasyon oranları ve burulmanın yanı sıra miyokardiyal strain ve strain oranlarını 2B nokta tarama analizini kullanarak değerlendirmektir.

Nasıl Yapmışlar?

42,2 km’lik Londra Maratonu’nu tamamlayan ve elit olmayan, yaşları 22 ile 42 arasında değişen 14 erkek koşucu çalışmaya katılmıştır. Çalışmaya yönelik veriler, yarıştan yaklaşık 24 saat önce ve yarışın tamamlanmasından sonraki 60 dakika içinde yapılan ilk değerlendirmede toplanmıştır. Ekokardiyografi, bir ultrason sistemi kullanılarak sonografi uzmanı tarafından gerçekleştirildi. Görüntüler dijital olarak çevrimdışı analiz için kaydedildi. Tabanda (mitral kapağın hemen altında) ve apekste (sistolik boşluk obliterasyon noktasının hemen üzerindeki seviyede) iki boyutlu para-sternal, kısa eksen taramaları ve ayrıca apikal iki ve dört boşluk taramaları dikkatle kaydedilip kalp döngüsü boyunca endokardiyal sınır tanımını sağlamak için alındı.

Strain görüntüleme yazılımı, doğal akustik belirteçleri tanımlamış ve miyokardiyal strain ile strain oranını belirlemek için bu noktaları kare kare taramıştır. Radyal ve çevresel strain ile strain oran analizi için, ilgi alanı, mitral kapağın uçları (taban) seviyesinde ve LV obliterasyonundan önceki kesitte (apeks) kısa eksen görünümlerinde yarı otomatik olarak taradı. Rotasyon ve rotasyon oran verileri de taban ve apeks kısa eksen görünümlerinden hesaplandı. LV torsiyonu, apikal ve bazal rotasyon arasındaki fark olarak hesaplandı. Boyuna strain ile strain oran analizi için, ilgili alanı, uzunlamasına straini değerlendirmek için apikal dört odalı görünümlerde yarı otomatik olarak ilgili alanlar tarandı.

Ne Bulmuşlar?

Bu çalışmadan elde edilen iki önemli bulgu rapor edilmiştir. İstirahat verileri incelendiğinde, sub-endokard ve sub-epikard deformasyon özelliklerinde bazı farklılıklar belirgindir. Ayrıca, bir maraton yarışının tamamlanması, LV duvarının hem sub-endokardiyal hem de sub-epikardiyal katmanlarında strain, strain oranları, rotasyon, rotasyon oranları ve torsiyonda yalnızca küçük ve sporadik değişikliklerle sonuçlandı. Koşuculardaki biraz daha düşük sub-epikardiyal çevresel strain ve daha büyük bir transmural gradyan, kısmen yüksek antrenman hacimleriyle ilgili olabilir.

Genel olarak, bu bulgular istirahat koşullarında ventriküler kasılma sırasında sub-endokardiyal tabakanın sub-epikardiyal tabakadan daha aktif olduğunu gösterebilir. Müsabaka sonrası verileri değerlendirmek için diğer araştırmalar incelendiğinde, çoklu hareket düzlemlerinde yarış sonrası miyokardiyal strain, strain oranları, dönüş ve dönüş oranlarında azalma gözlemlendi. Mevcut çalışmanın sonuçları ise, yarış sonrasında yalnızca endokardiyal apikal çevresel zirve strain ve azalan sub-epikardiyal apikal zirve radyal strain diğer araştırma verileri için sınırlı destek sağlamıştır. Antrenman durumunun akut egzersizde kardiyak yanıtlar üzerindeki etkisi bilinmemekle birlikte fiziksel uygunluk, mutlak ve bağıl egzersiz yoğunluğu gibi değişkenlere dayalı olarak farklı değişikliklere aracılık edebilir.

Mevcut çalışmanın benzersiz yaklaşımı, tek tip transmural strain ile strain oranlarının varsayılmasının aksine, sub-endokardiyal ve sub-epikardiyal duvar bölgelerinin karşılaştırılmasıydı. Mevcut sonuç, farklı miyokardiyal katmanların, uzun süreli akut egzersiz seansına benzer bir şekilde yanıt verdiğini göstermektedir. Yalnızca sub-epikardiyal radyal strain (hem tabanda hem de tepede) ve sub-epikardiyal zirve diyastolik strain oranı (esas olarak apekste) egzersiz sonrası azalırken, sub-endokardiyal radyal strain ve strain oranları büyük ölçüde etkilenmedi.

Çoğu düzlemde, maraton koşusu sonrası sub-endokardiyal ve sub-epikardiyal deformasyon özellikleri, maraton gibi egzersize bağlı olarak kardiyak fonksiyon-daki önemsiz değişiklikleri büyük ölçüde yansıtabilir. Sub-endokardiyal ve sub-epikardiyal strain ile strain oran verilerinde küçük ve lokal olsa da bazı farklılıkların varlığı, daha uzun süreli uzun akut egzersiz uygulandığında, LV duvarının farklı bölgelerinde ve katmanlarında miyokardiyal deformasyon tepkilerinin araştırılmasına olanak sağlayabilir. Bu durumda sonraki çalışmalarda mevcut çalışmanın katılımcılarına göre daha antrene sporcuların incelenmesi, farklı bulguların elde edilmesini sağlayabilir.

Patreon üzerinden bizlere maddi destek olmak ister misin ?
Become a patron at Patreon!
Yoluyla
Chan-Dewar, F., Oxborough, D. & Shave, R.
Kaynak
Left Ventricular Myocardial Strain and Strain Rates in Sub-Endocardial and Sub-Epicardial Layers Before and After A Marathon

Hakan ARSLAN

Spor bilimleri fakültesi antrenörlük bölümü mezunu milli atlet. Spor performans laboratuvarında araştırmacı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu