SağlıkDayanıklılıkSağlık için Spor

Yaşlanma ve Fiziksel Aktivitenin Sol Ventriküler Uyum Üzerine Etkisi

Circulation - Ekim 2004

Yaşlanma ve Fiziksel Aktivite

Kalp yetmezliği 65 yaş üstü popülasyonda azımsanmayacak kadar hastalık, ölüm ve ciddi sağlık maliyetlerine yol açmaktadır. Koroner arter hastalıkları ve ek hastalıklar sıklıkla bozulan ventriküler fonksiyona yol açmasına rağmen, bu popülasyonun %50 ve üstünde, kalp yetmezliği hastaları olsa da normal ejeksiyon fraksiyonu (EF) görülür. Bu tip hastalarda, azalmış sol ventriküler uyumun ya da diastolik fonksiyon bozukluğun önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir.  Öncelikle hayvan çalışmalarından yola çıkarak son derlemeleri yapan araştırmacılar, diastolik fonksiyonun yaşlanmayla beraber kötüleştiği fikrini ileri sürdüler. Buna ek olarak; popülasyon temelli yapılan çalışmalar diastolik fonksiyonun ilerleyen yaşla beraber azaldığını göstermiştir. Buradan hareketle insan kalbinin de yaşlanmayla birlikte fibrotikleştiği varsayılmıştır.

Ne Amaçlamışlar?

Daha önce kardiyak uyum, tamamıyla sağlıklı, asemptomatik yaşlı gönüllülerde direkt olarak ölçülmemiştir. Mevcut çalışma, yatak istirahatine bağlı kondisyon kaybının kardiyak uyumu bozduğu, dayanıklılık antrenmanlarının ise kardiyak uyumu geliştirdiğini ortaya koymayı amaçlamıştır.

Bu nedenle çalışmanın hipotezleri;

  1. Sedanter yaşlılığın azalan kardiyak uyum ile sonuçlanacağı,
  2. Sağlıklı devam eden yaşlılık boyunca dayanıklılık antrenmanlarının Ventriküler uyumu koruyacağı yönündedir.

Nasıl Yapmışlar?

Bu çalışmada 65 yaş üstü 12 sedanter sağlıklı yaşlılar grubunun verileri, aynı yaşa sahip 12 veteran sporcu (en az 10 yıllık antrenman yaşına sahip) atletik grubu ile karşılaştırıldı. Ayrıca bu araştırmadan önce laboratuvarda aynı standart ve kriterlere göre üzerinde çalışılan 14 sağlıklı, sedanter genç deneğin verileri karşılaştırma için kullanıldı. Yapısal veya iskemik kalp hastalığını saptamak için istirahat, egzersiz ve sonrası ekokardiyografik değerlendirmeler yapıldı. Ayrıca sol ventrikül (LV) diyastol sonu hacimleri ile sistol sonu hacimleri ve stroke volüm ölçüldü.

Kardiyopulmoner egzersiz testinde kardiyak çıktı, başlangıçta (maksimum oksijen alımının %30’u), orta şiddette (maksimum oksijen alımının %60’ı) ve zirve egzersiz yükünde asetilen yeniden soluma tekniğinin modifikasyonu kullanılarak ölçülmüştür.

yaşlanma ve fiziksel aktivite
Dayanıklılığınızı artıracak koşuları doğada, parklarda veya bir atletizm pistinde yapabilirsiniz.

Ne Bulmuşlar?

Veteran sporcularda istirahat kalp atım hızı daha düşüktü ve atım hacmi (SV) sedanter deneklerle karşılaştırıldığında daha yüksekti; dolayısıyla benzer bir kalp debisi ile sonuçlandı. İstirahat EF değeri gruplar arasında farklı değildi. Beklendiği gibi, veteran sporcular, aynı yaştaki sedanter deneklerle karşılaştırıldığında daha yüksek maksimum oksijen kullanımı elde ettiler. Veteran sporcularda LV diyastol sonu hacim ve kütle, sedanter yaşlılara kıyasla daha büyüktü.

Sağlıklı, ancak sedanter yaşlılar, sağlıklı, hareketsiz genç kontrol deneklerine kıyasla önemli ölçüde daha fazla LV sertliği sergilediler ve bu da kardiyak uyumun yaşlanmayla birlikte azaldığına dair kanıt sağladı. Veteran dayanıklılık sporcuları, aynı yaştaki sedanter yaşlılara göre daha iyi ventriküler uyuma sahipti ve genç sedanter bireylere benzer sonuçlar elde edildi. Bu nedenle, uzun süreli ve sürekli dayanıklılık antrenmanları, yaşlanmaya karşı kardiyak uyumu korumanın etkili bir yolu gibi görünmektedir.

Yaşlanma, kardiyovasküler sistemdeki sayısız değişiklik ve adaptasyon ile ilişkilidir. Damar ve ventriküler duvar kalınlığı artarken arteriyel uyum, endotelyal fonksiyon ve ventriküler kontraktilite azalır. Bu değişikliklerin her biri kardiyovasküler hastalık ve ölümdeki artışla ilişkilidir.

Bununla birlikte, bu adaptasyonların ne ölçüde içsel nitelikte olduğu, yani “doğal” yaşlanma sürecinin bir parçası veya toksinlerin birikmesi ve/veya yaşa bağlı davranış değişikliği gibi çevresel faktörlere bir tepki olduğu konusunda tartışmalar vardır. Çünkü, insanlar ve hayvanlar benzer şekilde yaşlanmayla birlikte daha hareketsiz bir yaşam tarzı benimsediğinden, gözlenen bazı kardiyovasküler adaptasyonların azalmış fiziksel aktivite ile ilişkili olduğu düşünülebilir. Örneğin, 2 haftalık yatak istirahati, kalp hacminde, esnekliğinde ve atım hacminde azalmaya neden olur. Daha uzun süreli yatak istirahati (6 ile 12 hafta), kalbin “fizyolojik” atrofisine yol açar ve bu da diyastolik fonksiyonu daha da tehlikeye atabilir. Aslında, son yapılan uzun süreli çalışmalardaki veriler, 3 haftalık yatak istirahatinin, 30 yıllık yaşlanmaya göre maksimum çalışma kapasitesinde daha büyük bir bozulmaya neden olduğunu göstermektedir.

Sonuç

Bu çalışmanın bulguları, sağlıklı yetişkinlerde yaşlanmanın, uzun süreli ve sürekli dayanıklılık egzersizi ile önlenebilen ventriküler ve miyokardiyal sertleşme ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Dayanıklılık antrenmanı, bu çalışmada teyit edildiği gibi, yaşlanma ile vasküler elastikiyeti korur ve böylece miyokardiyal sertliğin artmasına yol açan miyosit morfolojisinin değişmesi veya matrisin fokal proliferasyonu gibi kardiyak adaptif değişiklikleri önleyebilir. Bu nedenle, mevcut sonuçlar ventriküler-vasküler bağlantının korunmasının, hipertansiyon ve kalp hastalığına karşı mücadelede anahtar bir bileşen olduğu kavramını desteklemektedir. Sonuç olarak, sedanter bir yaşam tarzı, ventriküler kompliyansın azalmasıyla ilişkilidir ve aynı yaştaki atletler veya genç bireylerle karşılaştırıldığında belirli bir dolum hacmi için daha yüksek kardiyak dolum basınçlarına ve daha düşük atım hacimlerine yol açar.

Patreon üzerinden bizlere maddi destek olmak ister misin ?
Yoluyla
Arbab-Zadeh, A., Dijk, E. & Prasad, A.
Kaynak
Effect of Aging and Physical Activity on Left Ventricular Compliance

Hakan ARSLAN

Spor bilimleri fakültesi antrenörlük bölümü mezunu milli atlet. Spor performans laboratuvarında araştırmacı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu